enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,4105
EURO
17,5670
ALTIN
974,08
BIST
2.422,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

Uber mi? Taksi mi?

26.03.2018 10:45
0
A+
A-

Son dönemlerde haber bültenlerinde çokça izlemeye başladığımız bir haber var, “taksiciler yolcu gibi davranıp çağırdıkları Uber şoförünü dövdüler”. Akıllı telefon uygulamalarının hayatımızda fazlası ile yer aldığı günlerde bu furyadan taksici esnafı da Uber ile nasibini aldı. Amerika merkezli olarak başlayıp günümüzde elliden fazla ülkede faaliyet gösteren Uber Türkiye pazarını da boş geçmedi ve son birkaç […]

Son dönemlerde haber bültenlerinde çokça izlemeye başladığımız bir haber var, “taksiciler yolcu gibi davranıp çağırdıkları Uber şoförünü dövdüler”. Akıllı telefon uygulamalarının hayatımızda fazlası ile yer aldığı günlerde bu furyadan taksici esnafı da Uber ile nasibini aldı. Amerika merkezli olarak başlayıp günümüzde elliden fazla ülkede faaliyet gösteren Uber Türkiye pazarını da boş geçmedi ve son birkaç yıldır hayatımıza dahil oldu. Özellikle İstanbul gibi nüfusu kalabalık şehirlerimizde kaliteli ve modern taşımacılık iddiaları ile kendisine pazar oluşturmaya çalışıyor. Ancak bu durum taksici esnafını çokça rahatsız etmiş durumda. Uber’in bir nevi korsan taksicilik yaptığını ve ekmeklerine mani olduğunu savunan taksiciler çözümü Uber şoförlerini dövmekte buluyor. İstanbul’da yaşayanlarımız hatırlayacaktır yıllar önce de benzer bir kavga korsan taksiciler ile ticari taksiciler arasında yaşanmıştı. O dönemki iktidarın da araya girmesi ile korsan taksicilik ortadan kaldırılmış ve ticari taksici esnafı rahat bir nefes almıştı. Şimdi de hükümetin konuya uzak durmayıp gerekli incelemeleri yaptığı hususunu haber bültenlerinde okuyoruz.

Peki nereden çıktı bu Uber ve neden bu kadar talep görür hale geldi? Bu sorunun cevabı yine taksici esnafında gizli. Yıllar önce bindiğim bir taksiyi kılık kıyafeti ile, hal ve hareketleri ile, konuşma üslubu ile son derece beyefendi bir şoför kullanıyordu, yaşı 55-60 civarında olan bu kişi ile yolculuk boyunca sohbet ettik. Böyle bir taksi şoförüne az rastladığımız için konu döndü dolaştı neden taksicilik yaptığına geldi. Taksiciliği 1970’lerden bu yana yaptığını ve plaka sahibi olduğunu söyledi henüz konuşmanın başında ve ekledi “TAKSİCİLİK BENİM MESLEĞİM, İŞSİZ KALDIM DİYE TAKSİ ŞOFÖRLÜĞÜ YAPMIYORUM”. Aslında söylediği çok beylik bir laf değildi ama sorunun kaynağına işaret eden altın bir fenerdi. Bugün bindiğiniz hangi taksinin şoförüne sorarsanız sorun taksiciliği bir meslek olarak görmediğini ve işsizlik yüzünden taksicilik yaptığını söyleyecektir. Ve ne yazık ki sorduğunuz hiçbir taksi şoförü plaka sahibi olmadığını da ekleyecek, ya plakayı kiralamıştır, ya da günlük yevmiye ile bu işi yapmaktadır. Haliyle kimse zoraki yaptığı işi sevmez ve yine kimse sevmediği işi yaparken özenmez. Tam da burada Uber’in ortaya çıkış nedeni ile karşılaşıyoruz. İşini sevmeden yapan bir taksi şoförü ile yolculuk etmek kimseye keyif vermediği gibi güvende vermiyor. Ve maalesef bugün bir çok taksi şoförü arkadaşımız müşterisine nasıl davranması gerektiğinden habersiz olarak çalışıyor. Örneklemeye kalkarsak o kadar çok örnek var ki elimizde sayfalar yetmez, gidilecek yeri beğenmeme mi istersiniz, yolcu ile laubali konuşan mı istersiniz, taksi metre ile oynayan mı istersiniz, leş gibi kokan araçlar mı istersiniz, kendi sevdiği müziği yolcuya dinletme işkencesi yapanlar mı istersiniz, kısa mesafe diyerek yolcuyu indiren mi istersiniz, gittiğiniz güzergahta trafik sıkışınca trafiği siz sıkıştırmışsınız gibi size trip atanını mı, örnek o kadar çok ki say say bitmez. Yolculuğunuzu daha konforlu yapmak için bindiğiniz taksiden keşke otobüs ya da minibüse binseydin diyerek inme ihtimaliniz var. Ve maalesef bu örnekler oldukça fazla olunca konforlu yolculuk yapmak isteyenler için Uber kullanmak daha cazip geliyor.
Buraya kadar sorunu anlattım peki bu sorun nasıl çözülecek, ne yapılmalı ki, bir zamanlar korsan taksi şimdi ise Uber diye isimlendirilen muadil ticari taksicilik durumu ortaya çıkmasın. Olaya dışardan bakınca hepimiz aynı kolaycı çözümü sunuyoruz ortaya, “TİCARİ TAKSİ ŞOFÖRLERİNE MESLEKİ EĞİTİM VE MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ EĞİTİMİ VERİLSİN”, sürekli denetlensin, yaptırım uygulansın gibi gibi. Bence evet bu da bir çözüm ama kalıcı bir çözüm değil. Korsan taksicilerin çoğaldığı dönemde benzer bir çözüm yolu oluşturuldu. Taksiciler odaları rol üstlendi, belediyeler sorumluluk aldı, aldı da yine korsan taksi sorununa benzer Uber sorunu ile karşı karşıyayız. Demek ki bu çözüm yolları pek işe yaramıyor en azından uzun vadede. Peki ne yapmak gerekir öncelikle devletin bu işe el atması gerekiyor. Sebebi de şu bugün İstanbul’da bir taksi plakası 1,5 – 2 trilyon arasında el değiştiriyor. El değiştiriyor dediğime bakmayın plaka sahipleri plakalarını mafyatik kişilerin işletmesine veriyor onlarda kendilerine tekel oluşturup istedikleri gibi at koşturuyorlar. İstanbul’da taksi plakası kiralamak isterseniz aylık 7-8 bin lira kira ödemek zorundasınız. Üstüne mazot, araç giderleri v.b. giderler eklenince bir ticari taksinin aylık maliyeti 15-20 bin arasında bir rakama tekabül ediyor. Bu parayı bir taksinin kazanması için 24 saat kesintisiz kullanılması gerekiyor. Sorun 1 Uykusuz şoförle yolculuk etmek durumundasınız. Sorun 2, 24 saat hareket eden ve sürekli yolcu taşıyan bir araç yeteri kadar havalandırılıp temizlenemediği için içerisi kötü kokan ve pis bir araçta yolculuk etmek zorundasınız, Sorun 3 yevmiyeyi ya da kirayı çıkarmakta zorlandığı için sinir stres yaşamış asabi bir şoförle yolculuk etmek zorundasınız. E kardeşim o kadar para veriyorum ben bunları yaşamak zorunda mıyım dediğinizi duyar gibiyim, işte tam burada devlet devreye girmeli ve plakasını kendi çalıştırmayan plaka sahiplerine bir yaptırım uygulamalıdır. Plakayı geri almak mı olur, gelir vergisi matrahında değişiklik yapmak mı olur, orasını bilmem. Bu uygulama ile otomatik olarak taksi mafyası devre dışı bırakılmış olacak, bunun yanında plaka sahibi plakayı işletmek zorunda kalacağı için ya taksicilik mesleğini hakkı ile yapacak ya da plakasını işletecek başka birine devretmek zorunda kalacak, emin olun bugün hiçbir plaka sahibi günde 8-10 saat direksiyon başına geçmeyecektir. Şu anda karaborsa satışı yapılan ticari taksi plakaları böyle bir durumda pazar malı gibi olacak ve o fahiş plaka fiyatları ister istemez çok aşağılara düşecek. Şimdi burada diyebilirsiniz, ya hu bu plaka sahiplerine haksızlık değil mi diye, plakasını hakkı ile işleten plaka sahibine haksızlık değil ama plakasını mafyatik kişilerin kontrolüne verip hakkı gibi görünen ama bence çokta hakkı olmayan paralar kazananlar için haksızlık görünebilir belki ama burada kendi düşen ağlamaz sözü devreye giriyor maalesef.
Uzun lafın kısası dostlar, üç otuz paraya taksiyi kullanan insanları eleştirmek, onların eğitimden geçirilmesini, denetime tabi tutulmasını istemek hakkımız evet ama asıl sorun onlarda değil koku balığın başından geliyor.
Selam ve dua ile.
Mustafa ŞAHİN
Yazarın Diğer Yazıları
30.05.2020 01:50
10.05.2020 04:47
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.