enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,8769
EURO
16,8435
ALTIN
942,56
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
23°C
İstanbul
23°C
Açık
Pazartesi Açık
25°C
Salı Açık
26°C
Çarşamba Açık
24°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
25°C

Sönme Patlaması

16.06.2019 06:00
0
A+
A-

Sönme Patlaması  
Çocuklar bazen aşırı direnç göstererek uzun süre davranış değiştirme yoluna gitmeyebilirler. Ebeveynin davranışlarında değişiklik olduğunu fark eden çocuk isteklerinin eskisi gibi yerine getirilmediğini anladığında telaşa kapılır ancak hemen pes etmez. Bu noktadan itibaren tüm gücünü elinde var olan kozlara yönlendirecektir. İlk planı ebeveynini yıldırmaya yönelik davranışlar üzerinde kurar ve genelde başarı elde eder.

Bu noktada sönme patlaması dediğimiz bir durumdan bahsetmeliyiz. Çünkü bu durum sandığımızdan çok çok önemlidir. Davranış yönetimi sürecinin sonunda başarı elde edip etmeyeceğimiz bu duruma bağlıdır

Sönme ve Sönme Patlaması:

Sönme, daha önceden pekiştirilen bir davranıştan pekiştirmenin geri çekilmesi yoluyla hedef davranışın yoğunluğunun ve/veya sıklığının dereceli olarak azaltılması ve ortadan kaldırılması sürecidir. Sönme Patlaması ise; davranışın sönmesinden önce davranışın şiddetinin en yüksek potansiyele ulaşma durumudur. Olumsuz davranış tamamen ortadan kaybolmadan bir müddet önce çocuk son atışlarını yapar. Olumsuz davranışını gösterme sıklığını ve şiddetini arttırarak ebeveynin tüm sınırlarını zorlayarak kaybettiğini düşündüğü gücünü geri kazanmaya çalışır.

Daha önce yayınlanan sabır taşı çatlamadan başlıklı yazımda belirtmiş olduğum olumsuz durumlar gerçekleştiyse ne yapalım? Öncelikle bir davranış problemine ne kadar erken müdahale edersek o kadar kısa sürede olumlu sonuçlar alacağımızı söylemeliyim. Ayrıca yapmış olduğumuz davranış düzeltme çalışmalarına çocuğumuzun ne şiddette ve ne kadar süre direnç göstereceği de çocuğun kişilik özellikleri ve ebeveyn arasındaki ilişkiye bağlı olarak değişecektir. Ama her ne olursa olsun bu süreçte olabildiğince sabırla kararlı tutumumuzdan ödün vermemek işin püf noktası. Ne demişler sabreden derviş muradına ermiş:) Sonuçta çocuğumuz davranış problemiyle dünyaya gelmedi. Unutmayalım eğer çocuğumuzda bizi rahatsız eden bir davranış varsa mutlaka bir sebebi vardır. Hiç bir çocuk durup dururken olumsuz davranışlar sergilemez. 

Önce Neden? 


Çocuğumuzda daha önce gözlemlemediğimiz birden bire ortaya çıkan olumsuz davranış varsa mutlaka buna neden olan şeyi bulmak zorundayız. Çünkü çocuklar bizim fark edemediğimiz ya da önemsemediğimiz çevre şartlarından olumsuz etkilenip içsel gerginlik yaşayabilirler. Bu gerginlikle baş edemedikleri durumlarda ise öfke, inat, saldırganlık, uzun süren sinir krizleri, şiddetli ağlama krizleri gibi davranışlar ile dışa vurum yaşarlar. Eğer daha önceden var olmayan birden bire ortaya çıkan bir durumla karşılaşırsanız öncelikle buna sebep olan şeyin ne olduğunu araştırmaya başlamalısınız. Gerekirse uzman desteği alarak nedeni bulup ortadan kaldırdığınız takdirde davranış problemi de ortadan kalkacaktır. 


Peki, süregelen bir davranış problemi varsa?

Eğer çocuğumuzda süregelen bir davranış problemi varsa yani çocuğumuz ayaklanmaya başladığı andan itibaren bizi rahatsız eden olumsuz olduğunu düşündüğümüz bir davranış sergiliyorsa bu davranışı sergilemesindeki sebebini ebeveyn olarak kendinizde aramalısınız. Örnek olarak çocuğunuz her istediği şeyi ağlayarak yaptırıyorsa buna sebep olan durum ağlama davranışının isteklerini elde etme konusunda işe yaradığını öğrenmiş olmasıdır. Ona bu bilgiyi ebeveyn olarak siz verdiniz. Bu örnekten devam edecek olursak ‘’çocuğum ağlamasın, aman şunun sesini dinlemeyelim şimdi,  seninle uğraşamayacağım al, sus!’’ gibi düşüncelerle ortaya koyduğumuz davranışlar çocukta ağlama davranışını yerleştirir. Sonra bu öğrenilmiş ve kesinlikle işe yaradığını düşünmekte haklı olduğu bu davranışı çocuk hayatının geneline yayar. Bir müddet sonra ebeveyn için gerçekten içinden çıkılmaz bir hal alır. İşte o noktada davranışı tarafından suçlanan çocuk için yapılması için en doğru şey ebeveynin davranışlarında değişikliğe gitmesi olacaktır.

Yukarıda bahsettiğimiz durum ve benzerleri için uygulayabileceğimiz bazı teknikler var. Ancak bu teknikleri uygularken ebeveynin oldukça sabırlı olması ve çocukta var olan olumsuz davranışın birden bire ortadan kalkmasını beklememesi büyük önem taşır. Tekniklerin hangi çocukta ne kadar zamanda etki edeceği hem tutarlı ebeveyn tutumuna hem de çocuğun direncine göre değişiklik gösterecektir.

Bazı Davranış Düzeltme Yöntem Ve Teknikleri

Görmezden Gelme: Olumsuz davranışı yok sayarsanız davranış zaman içinde kaybolacaktır.

Tıme Out (Mola /Ara Verme ): Bu teknik olumsuz davranışın ardından çocuk için uygun bir köşede bir müddet hiçbir şey ile ilgilenmeden yapmış olduğu davranış üzerine düşünmesi için fırsat vermeden oluşur. Dikkat edilmesi gereken noktası ise teknik çocuğun yaşı kadar dakika uygulanabilir.11 yaş üstü çocuklarda uygulanmaz. Tekniği uygularken zamana ve kullandığımız dile dikkat etmezsek, teknik cezaya dönüşerek etkisini yitirir.

Premack İlkesi (Büyükanne Kuralı):  …  yaparsan … yapabilirsin mantığına dayalı bir nevi anlaşmadır. Bu teknik, davranışı davranışla pekiştirmeye yöneliktir. Çocuğa tercih etme hakkı verilir. Tekniğin önemli bir tarafı kullanılan tüm ifadelerin olumlu olmak zorunda olmasıdır. Tekniği uygularken; kullanılan dilin tehdit içermemesine ve çocuğun tercihinin sonucunu mutlaka gerçekleştirilmesine dikkat edilmelidir. ,

Örneğin; Eğer ağlamayı durdurursan tv izleyebilirsin. Gibi bir cümle kurduysak çocuk ağlamayı durdurmadığı sürece tv izlemesine izin verilmemeli, ağlamayı durduğu zaman ise mutlaka belirtilen şekilde tv izlemesine izin verilmelidir.

Duygu BERGİL

DİKKAT! Yukarıda bahsettiğimiz teknikleri uygularken tutarlı ve sabırlı olmak büyük önem taşımaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2020 14:08
20.06.2020 13:54
14.06.2020 13:41
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.