enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3619
EURO
17,5533
ALTIN
973,94
BIST
2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

O Yüzden Öğrenin Diyoruz!

02.02.2020 06:00
0
A+
A-

O Yüzden Öğrenin Diyoruz!

Geçen sene konu hakkında kısıtlı bilgisi ile bir siyasetçimiz; “gastronomi” kelimesinin kullanılmamasını isteyerek, “Milletin de çok anlamadığı ama böyle çok güzel göründüğü için kullandığımız bir tabir. Uluslararası alanda kullanılabilir ama onun Türkçedeki karşılığı ‘yemek sanatı’dır” dedi. Dedi ama ne yazık ki bu söylemi tutmadı. Tutmaz da…

Konuya vakıf olmak gerekir

Konuya vakıf olmak gerekir. Konuya vakıf değilseniz, attığınız taş kimseyi ürkütmez. Öncelikle Gastronomi nedir bir bakalım. “İlk olarak Fransız yazar Joseph Berchoux tarafından 1801 yılında kullanılan, Yunanca mide ile ilgili “Gastro” ve kanun, kural anlamındaki “Nomos” kelimesinden türeyen “Nomy” kelimelerinin birleştirilmesinden oluşan bir kelimedir. Anlam olarak; Yemek kanunu olarak çevrilebilir.” Yemek kanunu. Yorumlu çeviri yapar isek; yeme içmenin üslup ve adaba uygun halde, bedenin doğru beslenmesini sağlamak için uygulanması gereken yol. Kanun demek yol demek değil mi? Bu da midenin yolu.

.

Söz konusu siyasetçimizin bu çabası hali ile danıştığı kişilerin de yetersizliğini göstermekte. Hayatı sadece kurulu sofralarda önlerine konulanları tüketmekle geçen “ki mesleki bir durum” insanlardan, konunun detaylarını bilmesini bekleyemezsiniz.

Belki gözlüğe ihtiyacım olabilir, ancak bir de benim gözümden bakalım derim. Derinlemesine!

O yüzden ne yediğinizi merak edin ve araştırın

Yemek kültürü tarih ile orantılıdır. Bir yemeğin lezzetinin, yapım şeklinin, içeriğinin vb detayların neden o şekilde olduğunu anlamak için önce geçmişini ve nasıl ortaya çıktığını bilmek lazım. Mesela İtalyanlar zeytinli ekmeği kırmızı şaraba bandırıp yerler. Veya Sicilyalılar yine zeytinli ekmek tercih ederler ancak şarabın içine az miktarda ev yapımı sirke koyarlar. Fransızlar da ev yapımı beyaz ekmeği şaraba bandırıp yerler. Rusların fakiri каша – kaşa (yulaf unu ve süt ile yapılır) zengini ise ekmeği ılık süte bandırıp yerler (yaşı 40 ve üzeri olanların birçoğu). Bu arada alışkanlıktan gelen kuşak aktarımı ile zengin fakir ayrımı olmadan halen kaşa yemeğe devam etmekteler. Moldovalılar sıcak kanyak ile kuru ekmek tozunu pişirip her hangi bir çorbaya ekleyip içerler. Ve benzeri yüzlerce alışkanlık veya yemek hep mecburiyetten ve sonrası olan alışkanlığa dayanır. Sütlü mercimek veya tarhana gibi. O yüzden ne yediğinizi merak edin ve araştırın. Kültürü araştırın merak edin.

Kendini düşünmüyorsan; misafirini düşün!

Bugün Amerika nın milli yiyeceği neden hamburger veya şükran günü neden hindi? Sebepleri bilmez iseniz; yaptığınız yemeği tanımaz ve Penne Arrabbiata da neden acı ve zeytin bir arada olmalıyı anlamazsınız. Roma döneminde Afrika’dan gelen kölelerin (Tunus veya Cezayir olabilir) yaptığı sosu ilk olarak İtalyan eriştesi ile pişirdiklerini ve gemicilerin bu sosu uzun yolda üşümemek için sık tükettiğini, dönemin komutanının çok fazla bu sos dan tükettiği için basurdan dolayı kan kaybından öldüğünü bilmezseniz sosdaki acı oranını asla ayarlayamaz ve misafirinizin rahatsız olmasına sebep olursunuz.

O Yüzden Öğrenin Diyoruz!
O Yüzden Öğrenin Diyoruz!

Geleneksel mutfak ekipmanlarının halen bakır olmasının sebebi nedir diye sormaz ve kara düzen düz mantık devam ederseniz; bakırdan eser miktarda bulaşan cıvadan (kalay) zehirlenip ölür ve insanların tabutunuzun başında gıda zehirlenmesi demesini izlerken keşke sesimi duysalar dersiniz.

EY TÜRK GENÇLİĞİ!

Özellikle genç arkadaşlarım için yazıyorum. Merak edin, sorgulayın, araştırın, öğrenin, deneyin, yine deneyin ve yine araştırın. Saksı da toprak olmayınca çiçeğin hali nice olur. Toprağı olan saksıya su ister, güneş ister, sevgi ister, ilgi ister, nefes ister. Hepsi var da saksı yok ise bir çiçek olmaz. Velhasıl kelam; emeksiz aş olmaz. Kimse gelip de ağzınıza lokma koymaz. Koyar ise lokma kadar beklentisi olur. Eliniz varken kendi başınızı kendiniz; ama en iyi şekilde kaşıyın…

“Sıhhatli Yarınlar; Bugünden Başlar…”

Öncü YILGIN

İnstagram Hesabımız
Twitter Hesabımız
Facebook Sayfamız
Youtube Kanalımız
Pinterest Hesabımız
Yazbee Hesabımız

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.