enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,1472
EURO
17,3563
ALTIN
968,43
BIST
2.375,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Çarşamba Açık
26°C
Perşembe Açık
26°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C

Ne demek kardeşim oldu?

18.05.2020 00:01
0
A+
A-

İnsan doğasında var olan en doğal duygulardan birisi kıskançlık.

İnsan doğasında var olan en doğal duygulardan birisi kıskançlık. Kabul edelim ki her ne kadar dile getirilmese de her insanın içten içe kıskançlık duygusuyla baş etmek zorunda kaldığı anlar olmuştur. Sorsak kimse kimseyi kıskanmaz ama bu his aşırıya kaçılmadığı ve kontrol edildiği sürece gayet doğal ve insani bir durumdur. Ancak kontrol edilmediği takdirde olumsuz sonuçlar doğurabilecek kadar da zarar verici olabilir.

Evet, insani bir durumdur, doğaldır dedik ama iş çocuklara gelince bu olaya nasıl bakmalıyız? Özellikle yaşamın ilk altı yılında kişiliğin temellerinin atıldığını düşünürsek bu süreçte birçok temel kişilik özelliğinin yerleştiğini ve sonrasında kalıplaşarak yaş ilerledikçe değişime kapalı bir hal aldığını biliyoruz. Bu bilgi her konuda olduğu gibi çocuklarımızda karakteristik bir hal alabilecek duygu durumlarının şekillenmesine de dikkat etmemiz gerektiğini söylüyor. Ebeveynlerinin yanlış tutumları çocuklarda var olan kıskançlık duygusunu ortaya çıkarıp zaman içinde birçok problemi de beraberinde getireceği unutulmamalıdır.

En Klasik Sorunumuz Kardeş Kıskançlığı

Hepinizin çok iyi bildiği bir senaryodan bahsedelim biraz. Bir aile düşünelim ve bu ailenin 3/4 yaşlarında bir çocuğu olsun. Tabi ki küçüğümüz evin gözdesi. Bütün aile bireylerinin odak noktası durumunda. Çocuk için her şey güllük gülistanlık devam ederken hooop bir bakıyor ki eve bir bebek gelmiş ve gelişi direkt olarak kendi hayatını etkiliyor. O ana kadar her şey evin tek küçüğü olan çocuğun etrafında dönerken birden bire ilgi dağılıyor hatta bazı durumlarda ilgi tamamen aileye yeni katılan bebeğe yöneliyor. Kabul edelim bu durum kimsenin hoşuna gitmez.

Şimdi bunları okurken ‘’ Ama ne yapalım? Sonuçta bebeğin bize ihtiyacı var. Bakımıyla özel olarak ilgilenmemiz gerekiyor. Aynı anda ikisine birden yetişemeyiz ki. Bu çocuklarda biraz abartmıyor mu?’’ diye düşünebilirsiniz. Daha önceki yazılarımda da pek çok kez üzerinde durduğum gibi, çocukların bilişsel yapıları nedeniyle somut düşünce şekline sahip olduklarını bir kez daha hatırlatmak isterim. Çocuklar olayları gördükleri şekilde yorumlarlar. Altındaki, üstündeki, kıyısındaki gizli mesajı algılamazlar. Onlar nettir. Ne hissediyorsa o dur. Aslında öyle demek istemedi gibi varsayımlarla hareket edemezler. Ama anlatırsanız anlarlar. Çocukların derdi yok sayılmaktır. Onlara durumdan hiç bahsetmeden, karşınıza alıp konuşma zahmetine girmeden birden bire ‘’sen büyüdün artık, bütün ilgimi ve zamanımı yeni gelen bebeğe vermek zorundayım’ mesajı verirseniz o zaman çocuğunuzun iç dünyasını ve zihnini oldukça karmaşık hale getirmiş olursunuz.

Kardeş kıskançlığının önüne geçmek için ne yapmalıyız?

  • Henüz bebeğiniz dünyaya gelmeden evdeki çocuğunuzla eşinizle birlikte konuşmalısınız. Yapmış olduğunuz bu konuşma çocuğunuzu birey olarak kabul ettiğinizi ona hissettirecek ve kendisini güvende hissedecektir.
  • Çocuğunuza kendi bebeklik fotoğraflarını göstererek bebeklerin dünyasında haberdar olmasını sağlamanız, bebeğiniz doğduktan sonra çocuğunuzun durumları anlamlandırması açısından ona yardımcı olacaktır. Onunda bir zamanlar bebek olduğunu ve tüm ihtiyaçlarını sizin karşıladığınızı hatırlatmanız çocuğunuzun doğacak kardeşiyle empati kurmasını sağlayacaktır.
  • Bebeğiniz doğduktan sonra, bakımı için çocuğunuzdan yardım isteyebilirsiniz. Birçok konuda yardım edebilir. Bu yardımın sizin işinizi çok kolaylaştırdığını çocuğunuza söylemeniz ona kendisini iyi hissettirecektir. Ancak eğer yardım etmeyi kabul etmezse bu konuda kesinlikle zorlama yapmamanız gerekmektedir.
  • Bebeğiniz doğduğunda ya da doğmadan önce evdeki çocuğunuza ‘’sen artık ağabey/abla oldun’ ’gibi cümleler kurarken dikkatli olmalısınız. Bazı çocuklar bu durumdan hiçhoşlanmaz. Hatta bu cümlelere karşı ciddi tepkiler veren çocuklar vardır. Bunun yerine ‘’kardeşin sana istersen ağabey/abla diyebilir’’ gibi cümlelerle kararı ona bıraktığınızı belirtebilirsiniz. Eğer olumsuz bir tepkiyle karşılaşırsanız bu konuda baskı yapmamanızı öneririm. Baskı yaptığınız takdirde çocuğunuz kardeşinden uzaklaşma eğilimine geçebilir.
  • Eğer çocuğunuz anasınıfına başlama yaşındaysa ve bebeğinizin doğumu tam olarak bu zamana denk geldiyse oldukça dikkatli olmanız ve planlamayı çok iyi yapmanız gereken bir durum içinde olduğunuzu unutmayın. Çocuğunuzu mümkünse bebeğiniz doğmadan okula başlatın. Aksi takdirde çocuğunuz eve yeni gelen bebekten dolayı kendisini başınızdan attığınızı düşünebilir. Bu durum onun için dünyasında tahmin edeceğimizden daha fazla sıkıntı durumlar oluşturabilir. Okula uyum sürecini uzatabilir.
  • Elbette ki alışmış olduğunuz düzende değişiklikler olacaktır. Ancak evde ilgi ve alaka bekleyen hatta eskisinden daha çok ilgi ve alaka bekleyen biraz daha nazlı bir çocuğunuz olduğunu unutmadan hareket ediyor olmanız işlerinizi kolaylaştırmanıza yardımcı olabilir.
  • Ailenin teyze, hala, amca, dayı gibi diğer aile bireyleri ve hatta yakın iletişimde olduğunuz komşularınız dahi evinize geldiğinde davranışlarına dikkat etmek zorunda. Evde bir bebek varsa eve gelen misafirler hemen bebeği görmek iste. Buna evdeki diğer çocuğun gözünden bakarsak eskiden sadece onu görmek isterlerdi. Artık onu kimse fark etmiyor bile. Bu düşüncenin önüne geçebilmek için eve gelen misafirlerin önceliği eskiden olduğu gibi evdeki çocuğa vermeleri daha sonra bebeğe yönelmeleri daha doğru olacaktır.
  • Kıskançlık oluşmaması için bebeği kötüleyip çocuğu yüceltmek doğru bir davranış değildir. Her konuda olduğu gibi bu konuda da eşitlikten yana olduğumuzu hatırlatmak isterim.
  • Asla çocuğunuzu kardeşiyle kıyaslamak gibi hata yapmayın. Bu davranışınız çocuğunuzun güvenini kırar ve yalnız hissetmesine sebep olur.

        Önerilere dikkat etmezsek ne olur?

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz önerilere dikkat etmezsek çocuğunuzda kardeşine karşı gizli düşmanlık, ebeveynlere ve diğer aile bireylerine karşı öfke, kıskançlık gibi olumsuz duygular oluşmasına sebep olabiliriz. Bazı durumlarda çocuğunuz eski krallığını yeniden elde etmek için daha önceden kazanmış olduğu olumsuz davranışlarda gerileme gösterebilir. Altını ıslatma, yemeğini kendisi yemeyi reddetme, ağlama gibi davranışlarda bulunarak ilgiyi üzerinde toplamaya çalışabilir.

Her şeyi olumlu bir şekilde yürütmeye çalışmanıza rağmen çocuğunuz kardeşini kabullenmeyebilir. Bu durum, günlük yaşamınızı zorlaştıran ve gerçekten içinden çıkılmaz bir durum haline gelmeye başladıysa bir uzmandan yardım almanız size fayda sağlayacaktır.

Duygu BERGİL

Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2020 14:08
20.06.2020 13:54
14.06.2020 13:41
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.