enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3546
EURO
17,5828
ALTIN
973,36
BIST
2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C

Merhumu nasıl bilirdiniz…

14.05.2018 23:59
0
A+
A-

Ölüm Gerçek… Hiç düşündünüz mü bir an nefesinizin kesildiğini ve sonrasının olmadığı anı ya da asıl başlangıcın başladığı o anı. Sabah yetişmek zorunda olduğunuz bir işiniz var ve defalarca ertelediğiniz alarmı kuruyorsunuz. Başınızı yastığa koyduğunuzda önce o günü geçiriyorsunuz, evet evet arkadaşınızla tartıştığınız konuda siz haklıydınız. Güzel bir gündü her şeye rağmen biraz yoruldunuz belki ama […]

Ölüm Gerçek…

Hiç düşündünüz mü bir an nefesinizin kesildiğini ve sonrasının olmadığı anı ya da asıl başlangıcın başladığı o anı. Sabah yetişmek zorunda olduğunuz bir işiniz var ve defalarca ertelediğiniz alarmı kuruyorsunuz. Başınızı yastığa koyduğunuzda önce o günü geçiriyorsunuz, evet evet arkadaşınızla tartıştığınız konuda siz haklıydınız. Güzel bir gündü her şeye rağmen biraz yoruldunuz belki ama değdi diyerek yarını planlıyorsunuz, yapılacak o kadar çok iş var ki acaba nereden başlamalı diye geçiriyorsunuz aklınızdan, bir türlü istediğiniz gibi dinlenemediğinizden şikayet ediyorsunuz ama çalışmak da lazım diyerek zengin olma hayalleri üşüşüyor beyninize, sabah işe gitmek zorunda olmadığınız bir hayat, ne güzel olurdu. Yaza çok kalmadı gerçi tatile çıkacaksınız, belki memlekete gidecek çocukluk anılarınızı tazeleyeceksiniz, eş, dost ve akrabalarla maziye giden sohbetler edeceksiniz, belki de bir deniz kenarı tatili planınız var hatta taksitlerini ödemeye bile başladınız belki de, derken arabanızın da değişme zamanı geldiğini düşündünüz ya da kira zamanınızdı ah bir kendi evim olsa diye geçirdiniz içinizden, hava bir sıcak oldu sanki oysa bu mevsim bu kadar sıcak olmaz terlemezdim dediniz içinizden ya da birden soğudu hava bir ürperti geldi içinize. Ah bu sabah kalkma işi olmasa diyip uyumak üzere döndünüz yatağınızın içinde. Sabah erken kalkmanız lazım ama uyuyamıyorsunuz bir türlü, sonra yine yarın geliyor aklınıza yapacağınız işleri planlamaya başlıyorsunuz yine belli bir sıra oluşturuyorsunuz. Ufaktan ya sabah kalkamazsam tereddütü başlıyor ama kalkarım diyorsunuz kendinizden emin, hayal kurmaya devam ediyorsunuz. Emekli olunca yerleşeceğiniz yeri tasarlamaya başlıyorsunuz, belki bir sahil kasabası geliyor gözünüzün önüne, belki de memlekette babadan kalma küçük bir ev. Çok kalmadı diyorsunuz emekliliğe içinizden ufak bir gün hesabı yapıyorsunuz sayılı gün çabuk geçer diyorsunuz. Geleceği planlamak mutlu ediyor sizi. Derken sol kolunuzda bir uyuşma hissediyorsunuz, kalbinizin sıkıştığını fark ediyorsunuz, etraf silikleşmeye başlıyor, ağzınızın kurumaya başladığını hissediyorsunuz ve yavaş yavaş kapanıyor gözleriniz ruhunuzu sahibine teslim ediyorsunuz. Her sabah ertelediğiniz alarm yine çalıyor ama duyma şansınız yok, kaskatı kesilmiş bir vücutla öylece yatıyorsunuz yatağınızda dünya filminin son perdesi sizin için oynanmış oluyor, kafanızda yapmayı planladığınız ama yapamadığınız binlerce planla dünya sahnesinden çekiliyorsunuz.





Buraya kadar okuduklarınızı sevmediğinizi biliyorum, emin olun bunları yazmakta çok sevimli değil ama bunlar hayatın gerçeği hem de en sahici gerçeği. Daha da ötesi hepimizin başına her an her saniye gelebilecek gerçek. Aslında hepimiz bu gerçeği biliyoruz, biliyoruz ama dünyalık hırslarımızdan, makam mevki sevdamızdan, kibrimizden sıyrılamıyoruz, dünyalık şeyler için birbirimizi kırmaktan vazgeçmiyoruz, birbirimizi anlamak ve affetmek için çaba sarf etmiyoruz, kısacası bencilliğimizi söküp atamıyoruz içimizden. Ama çok önemli bir şeyi unutuyoruz, musallaya konulunca soğuk bedenimiz, bizi tanıyanlara soracaklar, “MERHUMU NASIL BİLİRDİNİZ…” SaygılarımlaMustafa ŞAHİN

Yazarın Diğer Yazıları
30.05.2020 01:50
10.05.2020 04:47
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.