enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,4105
EURO
17,5670
ALTIN
974,08
BIST
2.422,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

Katma ona taşıyamayacağı yükleri!

15.10.2019 06:00
0
A+
A-

Katma ona taşıyamayacağı yükleri!

Uzun aradan sonra tekrar merhaba. Ne yazık ki işsel değişimler ve hayatın fırtınası önem sıralamasına karar veriyor; kararlarına da boyun eğmek bize düşüyor. Herkesin kaderi güzel olsun. Efendim bayadır yazmak istediğim konulardan biri de takviyeli yoğurtlar. Boy uzatanından, gelişim sağlayanına mı dersiniz? Yok, efendim fena enerji verenini mi dersiniz? Seç seçe bilirsen! Yalnız unutulan şu var; kimin kitle enerjisi Dünya’nın merkezinden gelen çekime ne kadar direnir ise o kadar gelişir, boyu uzar veyahut aksini yaşar. Ne alaka diyeceksiniz…

Katma ona taşıyamayacağı yükleri!

Eskiden yerçekimi gücü bu kadar tesir etmez idi ve insanlar çok daha büyüklerdi!

Bakınız dünyanın yer çekimi kuvvetine genetik olarak direnme şansına sahip olanların kemik yapıları isterse anne sütü görmemiş olsun daha güçlü ve dirençli olur. Aksine bu direnç düşük olur ise ki yine genetik bir etken; gelişim aksi yönde olur. Buna yaşanılan şehir, bölge ve alan da etki etmektedir. Yani çekirdek çekim gücünden daha az etkilenen yerlerde doğanlar ile tam tersi olanlar farklı yapısal özellikler taşır. Böyle bir durum söz konusu iken; fana filan markaların reklamlarda defa kez insanların algısına yönelik yaptıkları “iyi katkılı” ürünlerin faydası ve zararı bilinmez.

Katma ona taşıyamayacağı yükleri!
.

Eski zaman da bahçede üç kedi yavrusu vardı. Birine o aralar reklamı çok dönen yoğurttan yedirip diğerlerine normal mama yedirdim. Çok değil iki ay sonra normal mama yiyenlerin gelişimi gayet normal iken; diğer kedinin ebatları ve gelişimi (kemik yapısı hariç) iki kat daha farklı oldu. Kediler yavruluktan çıktı, kendileri beslenmeye ve semtin bahçelerinde yaşamaya başladılar. Arada sırada gözlemleme fırsatı bulduğumda, normal olanlar sağlıklı ve hareketli iken; katkılı olan (adını katkı koydum) daha yavaş ve hareketsiz, hatta halsiz idi. Zaman geçti bizim katkı kedi ortalardan kayıp oldu ve bir daha göremedim.

Burun insanın ciğerleri ile alakalıdır. Kestirmemek lazım!

Anlatmak istediğimi dilerim anlamışsınızdır. Nasıl ki Kafkas kökenlilerin ve rakımı yüksek yerlerde ki insanların burunları daha uzun, içyapısı ve dış yapısı normal sayılan ölçülerden farklı oluyor ise yukarıda anlattığım genetik yapı da buna benzerdir. Ve sonra burun estetiği ile burunlarını küçültenlerin (genelinde) tüm yüz hatlarında değişim olduğu gibi, ciğerleri de yapısal olarak hasar görmektedir. Bu hasarın boyutlarını zaman geçtikçe yaşayanlar daha iyi bilir…

Çocuklar büyüsün diye verdiğiniz destek besinleri onları o tatlara bağımlı yapar!

Peki, ne yapalım? Popülist reklamlar ve yönlendirmeler ile karşınızı çıkartılan bu tip ürünleri kullanmayınız! Çocuklarınızı ‘olabildiğince’ doğal ürünler ile besleyiniz. Onların genetik yapısı, sizlerin genetik kodlarınızdan gelmekte. Tabi ki anne sütü önemli. Mutlaka anne sütü ile besleyiniz. Ancak! Yedirmiş olduğunuz ek takviyeler ve yukarıda ki gibi büyüteceğini iddia eden ürünlerden uzak durunuz. Konu, komşudan köyü olan var ise köyden getirteceğiniz sebzeler ve meyveler ile besleyiniz. Hatta şöyle bir konu daha var ki; son dönemde hangi arkadaşımın bebeğini görsem, Michelin lastiklerinin maskotu gibi etleri kat, kat ve abartı kilolular.

Çocukların bu kadar et yığını olması sağlıklı değil; aksine gelecek için zararlı.

Daha gelişmeyen kemiklerine yüklediğiniz et yükü ile boyunun uzamasını siz! Engelliyorsunuz. Sürekli verdiğiniz besin destek ve katkı ürünler ile onların iç organlarını aynı uyuşturucuya alıştırır gibi o lezzetlere alıştırıp bağımlı yapıyorsunuz. Sonra bu çocuklar biraz büyüdüklerinde ise sürekli olarak abur cubur tüketip ve ev yapımı olmayan ketçap, mayonezi vb ürünler istemekte. Ve onlarca anne görüyorum ki şunları diyorlar; ‘anlamıyorum neden cipis istiyor’, ‘biz hiç gazoz içirmedik ki, sürekli istiyor’, vb.

Probiyotik ve Prebiyotik ihtiva eden ürünler tükettirerek onların yarınlarını garantiye alın!

İnternette gördüğünüz her bilgiyi iyi sanıp çocuklarınıza yüklediğiniz ne olduğunu bilmediğiniz her şey onların geleceğinden çalıyor. Doğal ürünler ve doğal beslenme ile geleceklerini çalmadan, sağlıklı ve güçlü bir yarınlar bırakmanızı rica ederim. Probiyotik ve Prebiyotik ihtiva eden ürünler tükettirerek onların yarınlarını garantiye alın.

“Sıhhatli Yarınlar; Bugünden Başlar…”

Öncü YILGIN
Senior Chef Instructor

İnstagram Hesabımız
Twitter Hesabımız
Facebook Sayfamız
Youtube Kanalımız
Pinterest Hesabımız
Yazbee Hesabımız

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.