enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3874
EURO
17,5617
ALTIN
974,28
BIST
2.430,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

Her Şey Birdenbire Oldu

23.07.2019 06:00
0
A+
A-

“Her şey birdenbire oldu. 
Birdenbire vurdu gün ışığı yere; 
Gökyüzü birdenbire oldu; 
Mavi birdenbire. 
Her şey birdenbire oldu; 
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan; 
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire. 
Yemiş birdenbire oldu…”

Orhan Veli’nin şiiridir “Birden bire”. Birden bire, üçe, dörde, beş hatta gazetelerden okuduğum bir haber de birden dörde, onlardan elli altı ya ve üç yüze olmuş. Birden bir çoğa olur iken genetik ve duyusal transfer ile diğerlerine neler aktarıyoruz acaba? Son üç kuşaktır aktarılanların ilk sıralarında mobil telefon ve internet ile kanser ve omurga/kemik eğrilikleri var. Dik duran Türk, şimdilerde Tortikolis den sebeple başı önde, boynu eğri, ensesinde kocaman kemik çıkığı ile tanımlanabilir.

Soğandan tiksinen, kokuyor diye tüketmeyen ancak soğanın pahalı olmasına yaygara koparan bizlerin aksine…

Sadece bunları mı devir ediyor genler? Hayır! Milyonlarca bilinmez… Ve yeme içme alışkanlıklarını da! Birden üç’e sebze yiyememe, et tüketmeme, çeşitli aromalara bağımlılık gibi özellikler de aktarıldı. On beş sene önce kremalı mantarlı tavuk yoktu. Veyahut kuru fasulye pilavın yanında yoğurt tüketir iken gazlı içecek tüketilmiyordu. Mesela kuzey halkları hala soğan ve sarımsak tüketir. Taze sebze üretirler ve halk buna ulaşır. Meyve ve sebzeyi zamanında tüketirler.

Neden bu insanların güzel ciltleri var, saçları neden bu kadar kaliteli diye soran olur ise cevabı gayet nettir; ‘doğru zaman da doğru beslenme’ (tabi bakımlı olmaları da etken). Soğandan tiksinen, kokuyor diye tüketmeyen ancak soğanın pahalı olmasına yaygara koparan bizlerin aksine; taze soğan, kuru soğan, vb ni zamanında ve ölçülü tüketiyorlar. Yine aynı nedenlerle tüketmediğimiz sarımsağı hapur, hupur yutuyorlar. Yemeklerinde taze meyveler kullanıyorlar. Peki ya biz?

Dünyanın en geniş vejetaryen mutfağı Karadeniz bölgesinde, kanser almış başını gidiyor.

Önceki yazılarımla tezada düşmeyeyim. Ölçülü tüketimden bahis ediyorum. Üç kilo soğan alıp yarısını çürütüp çöpe atmak değil. İki, üç adet yani ihtiyacımız olduğu kadar almak hem kesemize, hem soframıza hem de ülkemize eziyet olmaz. Pazar alış verişi yaparken yanımızda olan çocuklara da doğru alış veriş yapmayı öğretir, onların ileri dönemlerde bu alışkanlık ile devam etmesini sağlarız. Efendim “ne ekersen onu biçersin.”, “ağaç yaşken eğilir.” Gibi atasözlerimizi ciddiye almış ve doğru yorumlamış olsak şimdi daha sağlıklı bir kuşağa sahip olur idik.

.

Bakıyoruz, Dünyanın en geniş vejetaryen mutfağı Karadeniz bölgesinde, kanser almış başını gidiyor. İstanbul da düne kadar kebapçı yok iken bugün her yer dolu. Dolsun varsın da kebabın olmaz ise olmazı kuyruk yağı tüketen ‘biz’ eritmek için sadece oturuyoruz! Farkında mısınız?

İş hayatını genel olarak oturarak geçirenler ufak bir kımıldama dan sonra çok yoruldum demeye başladı? Yahu sizin dedeleriniz, nineleriniz toprağı işlerken veya hayvanları dağ, taş, bayır otlatırken hiç yorulmuyordu da siz neden hemen yorulgan oldunuz?

Artık dökecek 32 diş dahi kalmadı.

– Senin 32 dişini birden dökerim! … Artık dökecek 32 diş dahi kalmadı. 20 yaş dişleri çıkmayan (ki artık ihtiyaç yok. Çünkü çiğnemiyoruz) kişiler de; affedersiniz mutasyona uğrayanlarda demem doğru olacak! Sadece 28 diş var. Çene boyu kısalan ve 28 dişi olan mutantlarda başka neler eksik? Veya hangi organları değişti?

Sebebi nedir?

Yazımızın girişini hatırlarsanız konuyu anlarsınız. Dün başıma gelen bir olay ile bitireyim. Markette ödeme yapacağım esnada ardımda ki anne ve oğul tartışıyorlar. 9 yaşlarında olan ufaklık ‘jel’ ürün almak istiyor, annesi hayır diyor. Dayanamadım! Ufaklığa jel ürünün kanına karışacağını ve onun ilerleyen yaşlarında damar tıkanıklığı, kalp hastalıkları vb. yaşayacağını söyledim. Baktım ikna olmuyor, internetten fotoğraflar gösterdim ki – bir daha yemem! Dedi. Cipsleri sordu. Yanıtım daha da vahim oldu. Annesi soğuk çay içiyor diye şikayet ederken hızlıca yazıp reçeteyi verdim evde yapmasını önerdim.

.

İşin ilginci şu; anneye “hoşaf veya komposto yapmayı biliyor musunuz?” diye sorduğumda bir süre durakladı ve bilmem mi dedi. Peki dedim neden soğuk çay içmek istiyor? Evde alıştırmadınız mı? Cevap “uğraşamıyorum vs” … Kendimce teşvik ettim bir iki püf noktası verdim. Kasadan çıkarken jel ve soğuk çayı almadıklarını gördüm. Eğer toplumsal bir hareket ile buna benzer müdahaleleri yapar ve başarılı olur isek geleceğimizi kurtarma şansımız olur. Ey Mutasyona Uğramış TÜRK Gençliği mi olsun? Olmasın… Olacak gibi…

“Sıhhatli Yarınlar; Bugünden Başlar…”

Öncü YILGIN

İnstagram Hesabımız
Twitter Hesabımız
Facebook Sayfamız
Youtube Kanalımız
Pinterest Hesabımız

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.