enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
15,9174
EURO
16,9145
ALTIN
948,67
BIST
2.372,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Salı Açık
26°C
Çarşamba Açık
24°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
26°C
Cuma Parçalı Bulutlu
25°C

Hayırsız Evlat

06.05.2019 06:00
0
A+
A-

Hayırsız Evlat
Her anne baba çocuğunu kendi değerleri doğrultusunda yetiştirmek ister. Kendi doğrularını çocuğunun sorgulamadan koşulsuz bir şekilde kabul edip uygulamasını ister. Çünkü çocuk kendisinin bir parçasıdır.

Farklı düşünemez, anne ve babasının doğrularına asla karşı koyamaz. Eğer bunu yapmaya kalkarsa hayırsız evlat olmak ile suçlanır. Tabi ki çocuğum benim değerlerime göre büyüyecek başka ne olacaktı ki bırakalım yanlış yollara mı sapsın dediğinizi duyar gibiyim. O zaman yazımızın devamında konuyu biraz daha açalım.

Kimlik Kazanma Evresi

İnsan, 12/18 yaş aralığını kapsayan ergenlik döneminde genç bir birey olarak kimlik kargaşası yaşar. Bu kargaşa dönem özelliği olup tamamen normal bir süreçtir. Yani her birey ergenlik döneminde kimlik kargaşası yaşamalıdır çünkü bu kargaşanın sonucunda kendi kimliğini bulacaktır.

Dönemden çıkarken gencimiz artık yaşamdaki bakış açısını, düşüncelerini, ideolojisini büyük oranda belirlemiş olmalıdır. Ve oluşturmuş olduğu bakış açısına uygun meslek, arkadaş grubu hatta eş seçecek ve hayatına bu yönde devam edecektir. Ancak bahsettiğimiz bu kargaşanın oluşması ve sonuçlanması birden bire kendiliğinden ortaya çıkan bir durum değildir.

Gencin ergenlik döneminde kargaşa yaşayıp yaşamayacağı, yaşadığı kargaşadan olumlu bir şekilde çıkıp çıkamayacağı daha önceki dönemlerdeki yaşantısına bağlıdır. Yani ergenlik dönemine kadar gelen sürede gencin yaşamış olduğu bebeklik, ilk çocukluk ve ikinci çocukluk dönemlerinde ebeveynleri ve çevresiyle nasıl iletişim kurduğu ve sağlıklı yaşantılar geçirip geçirmediği önem taşır.

Genel olarak ergenliğe gelene kadar geçirdiği tüm dönemlerde sağlıklı yaşantı tecrübe ettiyse ergenlik döneminde de sağlıklı bir süreç geçirerek amacına ulaşacaktır.

 Ebeveyn olarak görev sorumluluklarımız arasında çocuğumuza belli değerleri ve içinde yaşadığımız toplumun kültürel yapısını aktarmak da vardır. Daha önceki yazılarımda da anlattığım gibi çocuklarımıza yol göstermek ve onları yaşama hazırlamak için varız.

Ancak bunu yaparken dikkatli olmamız gereken birçok nokta var. Çünkü çocuğumuz için iyi niyetle yaptığımız bazı davranışlar çocuğumuzun kimlik kazanma sürecinde istemediğimiz sonuçlara doğru yol almasına sebep olabilir.

Hayırsız

Alimden Zalim, Zalimden Alim

Ebeveynler kendi dünya görüşlerini, inançlarını çocuklarının görebileceği şekilde yaşarsa ve çocuk bu davranışları olumlu bir şekilde gözlemleme imkânı bulursa gelecekteki hayat görüşünün temellerini örnek aldığı davranışlar doğrultusunda atacaktır.

Normal şartlarda ebeveynin başka bir şey yapmasına gerek yoktur. Çocuk ergenlik dönemine geldiğinde ailesinden aldığı temelin üzerine kendi tecrübelerini ekler ve kişilik özellikleriyle de harmanlayarak kendi hayat görüşünü oluşturur. Ebeveynler çocuklarının bu konuda belli bir temel oluşturması için uygun şartları sağlamaz ise ergenlik döneminde birden bire büyük beklentiler içine girerek hayal kırıklığına uğrayabilirler.

Hayal kırıklığına uğrayan ebeveyn, gencin davranışlarına karşı sert davranışlarda bulunduğu takdirde aralarında çatışma yaşanması kaçınılmaz olacaktır. Bu çatışmaların sonucunda genç o ana kadar ailesinin savunduğu tüm değerleri reddedebilir ve tamamen farklı bir yönde ilerleyebilir. İşte o zaman birçok şey telafisi olmayan hale gelecektir.

Hayırsız

Çocuklarımız Bizim Kopyamız Değil

Ebeveyn olarak yukarıda bahsettiğimiz olumsuzluklarla karşılaşmak istemiyorsak, çocuğumuz henüz çok küçük olsa da genel hayat görüşümüzü ve inançlarımızı olumlu bir şekilde çocuklarımızın yanında yaşamalıyız.

Gerektiği zaman anlayabileceği şekilde anlatmanın yanı sıra daha çok davranışlarımızla örnek olmalıyız. Biz bu şekilde davranırsak çocuğumuz ergenlik dönemine geldiğinde zaten bizim atmış olduğumuz temeller üzerine değerlerini oluşturacaktır. Ancak unutulmamalıdır ki çocuğumuz bizim kopyamız değil ve bizimle bire bir aynı düşünmek zorunda değil, bizim tüm doğrularımızı kendi doğrusu haline getirmek zorunda değil.

Onun bizden farklı yaşam tecrübeleri, ortamları ve bunları çözümleyecek bir mantığı var. Ayrıca her ne olursa olsun bireylerin karakter ve kişilik özellikleri de hayatta nasıl bir insan olacağını belirleyen en büyük etkenlerden. O halde ebeveyn olarak yapmamız gereken en doğru şey kendi değerlerimiz doğrultusunda olumlu yaşantılar ile donatılmış bir ortamda çocuğumuzu yetiştirmeye çalışmak.

Özellikle de ergenlik döneminde gencin kimlik arayışı esnasında yaşamış olduğu sıkıntılarla başa çıkabilmesi için ona destek olmak. Eğer sakin ve anlayışlı olmayı da becerebilirsek göreceksiniz ki çocuğumuz bizim attığımız temeller ile kendinde var olan özellikleri ve tecrübeleri harmanlayarak yolunu çizebilecektir.

Duygu BERGİL

*Sitemizde yayımlanan yazılardan haberdar olmak için Abone olabilir, Youtube ve Sosyal Medya Hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2020 14:08
20.06.2020 13:54
14.06.2020 13:41
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.