enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3415
EURO
17,5513
ALTIN
974,65
BIST
2.418,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Perşembe Açık
25°C
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Faydasız Yoğurt

24.04.2019 11:41
0
A+
A-

Bir gün, bir gün, bir çocuk! Eve de gelmiş kimse yok! Açmış bakmış dolabı! Gerçek sanmış YOĞURDU! Yemiş, yemiş, bitirmiş! Akşama tutmuş bir sancı! Kıvrım, kıvrım, kıvranmış… Bu dizeleri meşhur *X kuşağı bilir ama *Milenyum kuşağı pek bilmez. Hâlbuki hikâyede dolaptaki ilacı şeker sanan çocuk aramızdan ayrılıyor iken, dilimize bulaşan kelime ile *“FAKE” yoğurt yiyenler […]

Bir gün, bir gün, bir çocuk! Eve de gelmiş kimse yok! Açmış bakmış dolabı! Gerçek sanmış YOĞURDU! Yemiş, yemiş, bitirmiş! Akşama tutmuş bir sancı! Kıvrım, kıvrım, kıvranmış…

Bu dizeleri meşhur *X kuşağı bilir ama *Milenyum kuşağı pek bilmez. Hâlbuki hikâyede dolaptaki ilacı şeker sanan çocuk aramızdan ayrılıyor iken, dilimize bulaşan kelime ile *“FAKE” yoğurt yiyenler hala bizimle beraber. Peki, neden yoğurt? Sorun ne? Sorun şu ki sadece yoğurt değil; evimize giren tüm süt ürünlerinde problem var. O yüzden bu konu ile başlayayım dedim. Sonra süt, peynir diye devam ederiz.

BAHANE = KAPASİTE YETERSİZ!

Ülke olarak olması gereken taze süt tüketiminde çok gerideyiz. Belki alışkanlık, belki de tadını sevmediğimizden olabilir ancak bu durum üreticilerin tek düzen sistemi olan; fabrikalara itmektedir. Tabi fabrikalardaki sıvı depolama kapasiteleri yetersiz olduğu için sıvı sütü toz haline getirerek depolamaktadırlar.

Her ne kadar gıda mühendisleri ülkemizdeki her konuda olduğu gibi ikiye ayrılmış olsalar dahi; gerçek her zaman gerçektir ve tozdan elde edilen ürünler hakikisi kadar verimli değildir. Bu konular hakkında binlerce yazı ve bilgi internette mevcut ancak, ne yazık ki yine okuma ve araştırmayı sevmediğimiz için; ayrıca eğitimde bu konuların yeterli işlenmemesinden dolayı bilinçsiz yaşamaya devam etmekteyiz.

TOZ HALİNE GELEN SÜT NEDEN FAYDASIZ?

Bu konuyu daha sonra detaylı olarak ele alacağız. Ancak kısaca bahsetmek gerekir isek; orijinal – çakma farkı diyelim. Yani; süt toz haline getirilmeden içeriğindeki *protein, su, asit vb bilgiler alınıp toz haline gelen ambalajın üzerine etiket ile iliştirilir. İhtiyaç halinde aynı seviyelerdeki içerik eklenerek sıvı hale dönüştürülür. Orijinal olan mı? Yok ise dönüştürülmüş olan mı? Seçim sizin.

NE YİYORSUNUZ?

Gelelim Ykonumuza. Atalarımızın mirası öz kültürümüz olan, orijinal süt ile yapılan yoğurt; tüketimin nüfusa oranla artması, hazır gıdaya olan ilgi ve birçok sebepten dolayı yerini *fabrikasyon ve tozdan yapılma, hatta nerede ise yoğurt dahi olmayan bir ürüne dönüştü.

İçeriğindeki olması gereken mikro organizmalardan yoksun, topraktan gelen vitaminlerin olmadığı, mis gibi lezzet verecek hatta tereyağı yapacak yağından ayrıştırılmış süt tozu ile yapılan sizce yoğurt mudur? Yoğurt değil ise nedir? Şöyle bir isim de verebiliriz; “Özünü yitirmiş sütten elde edilen faili meçhul bir aşk hikâyesi” yâ da “Kasten içi dışına buharlaştırılmış sütten gelen beyaz rüya”.

Ne yazık ki durum bununla da sınırlı değil. Tava yoğurdu nasıl yapılıyor biliyor musunuz? Ya da manda yoğurdu? Fabrika da yürüyen bant üzerinde giden kutular içerisindeki sıvının üzerine püskürtme ile eklenen “kıvam arttırıcı” maddenin; bant sona gelmeden hop tava yoğurdu oldulaştırma işlemi mi? Yoksa birçok defa televizyonlarda ortaya çıkan peçete ile kaymaklandırma mı? Ne yediğimizi biliyor muyuz?

Hadi matematik yapalım.

1 market = 10 kilo yoğurt (*SKT’si 5 gün olsun)
Türkiye geneli bakkal sayısı = 150 bin civarı
Zincir ve normal market sayısı= 30 bin civarı

150 + 30 x 10 = 1,8 milyon kilo yoğurt yapar. TUİK in 2018 rakamlarına göre sanayiye aktarılan koyun, keçi ve manda sütü toplamı 88.5 bin ton. Peynir üretimi için aktarılan 754 bin ton. Aktarılan içme sütü oranı 1.7 milyon ton.

*1 kg yoğurt 1.6 litre sütten elde edildiğine göre; 10 kg için 11.6 litre süte ihtiyaç vardır. 1.8 milyon kilo yoğurt için ise 20,880 milyon litre süte ihtiyaç olur. Bu rakam sadece 10 kg yoğurt için. Mevcut ürüne 5 gün SKT koyduk bu da aylık 60 kg yoğurt eder. Bir aylık üretim için gerekli süt miktarını yazmayacağım…

“Enfeksiyonlara karşı mücadelede yoğurt önemli bir besin kaynağıdır” Lütfen ev yoğurdu yapın. Etrafınızda, eşiniz, dostunuz, komşunuz mutlaka taze süte ulaşıyordur. Hemen hepimizin bir köyü var. Taze süte ulaşın ve evinizde yoğurt yaparak tüketin. İlla ki kız çocukları yemek yapacak diye bir kural yok! Oğlunuza da öğretin. Eşiniz ile beraber yapın. Ailecek yoğurt yapma günü ilan edin ve mangala zaman ayırdığınızın onda biri ile yoğurt mayalayıp paylaşın.

Türkiye’mizin her karış toprağı bereket dolu. Köylerden taze maya bulmak zor değil. Üşenmeyin. Canınız hamburger çektiğinde nasıl ki saati gözetmeden evden çıkıp gidiyorsanız, bunun içinde de zaman ayırın. Bilmiyorsanız internetten öğrenin. Kurslara gidin. Bilene sorun. Ama lütfen yoğurtlarınızı evinizde yapın. Enfeksiyonlara karşı mücadelede yoğurt önemli bir besin kaynağıdır.

Bağışıklık sistemini destekleyen, hastalıklarla savaşan T hücrelerinin kazanımını yoğurt arttırır. Fabrikasyon yoğurtta bu özellikler kısıtlı veya hiç yok. Daha önce de yazdığım bağlayıcılar, kıvam arttırıcılar ve diğer yan ürünlerin hepsi kullanılmakta. Yoğurt sıhhat içindir. Kıvrım, kıvrım, kıvranmadan sağlıklı bir şekilde hep beraber yaşayalım.

“Sıhhatli Yarınlar; Bugünden Başlar…”

Öncü YILGIN

Dipnot:
X Kuşağı: 1965 – 1979 yılları arasında doğan kuşak.
Milenyum Kuşağı: Veya Y kuşağı. 1980 – 1999 arasında doğan
FAKE: Türkçesi Sahte demek olan İngilizce kelime.
SKT:  Son Kullanma Tarihi.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.