enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3415
EURO
17,5513
ALTIN
974,65
BIST
2.418,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Perşembe Açık
25°C
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Birden Gecem Tutarsa Güneşi Getir Bana

06.09.2019 06:00
0
A+
A-

Birden Gecem Tutarsa Güneşi Getir Bana

Bir arkadaşım herkesleşmenin-herkesleştirmenin ne kadar yaygınlaştığının kendine payına düşen sıkıntısını dile getirirken “Müslüm Baba’yı bile bizden aldılar, o bari bizim kalsaydı “ demişti. Aslında bu söz film vizyona girdiği dönemde burjuvaya, proletarya tarafından yapılmış haklı bir isyandı ve film daha vizyona girmeden buna benzer çıkarımlar duymaya başladık. Bir sınıfsal ayrım yokmuş gibi görünse de bir arabesk sanatçısını kim dinlerdi? Aşk acısı gibi basit duygular, hele kendini jiletleme düşüncesi veren bir tarz sahibini kim sahiplenirdi? Dile gelmese de Müslüm Gürses bir sınıfa aitti zihinlerde. Ve o film yapılana kadar bazı kesimlerce “ben de dinliyorum” cesareti yoktu.

Peki önceden hakir görülüp şimdilerde popülariteye kutsanmayan ne kaldı? Köy kahvaltıları, plastik botlar (çizmeler),köy havası verilmiş küçük mekanlar ve daha fazlası türedi de türedi. Hatta bana ilginç gelen başka bir şey söyleyeyim size; çadır. Evet evet, çadır! Peki gerçekte ayrım nerede başlıyor? Ayrım tercih etmek- zorunda kalmakta başlıyor. Bir kesim bunlara mahkum edildiğini düşünüyor, diğeri tatil anlayışıyla bir süreliğine macera olarak bu hayatın içinde olmayı tercih ediyor. Kim haklı peki? Aslında buradaki amaç haklı-haksızı aramak değil. Bu sahiplenilmişliğin altında yatan duygunun imrenme mi olduğu düşüncesi. Müslüm Gürses’in şarkılarıyla büyümüş, aşık olmuş, o şarkılarla aşk acısı çekmiş kesime karşı, filmden sonra “Müslüm Baba” diyebilen bir kesimin samimiyeti tartışılıyordu. “Milyonluk bütçeyle film yapınca mı baba diyebildiniz?” dedirtti bu sahiplenme duygusu. Müslüm Baba onlarındı, onların kalmalıydı!

.

“Yıl olmuş film çıkalı bu da nerede çıktı şimdi” diyeniniz olacak ama bu bir film eleştirisi değil. Müslüm Gürses kıymet bilmemenin simgesi oldu filmden sonra. Yanı başımızda durup kaybedince yokluğu fark edilenler vardır ya hah işte Müslüm Gürses kaybedilince bile değil filmi yapılınca yokluğunu fark ettik.

Kadın öldürülünce kadın hakları, hayvanlara işkence yapıldığında hayvanın korunması gerektiği, orman yangınları-ağaçlar kesilince çevrenin korunması gerektiğini gündeme getiren bir dünyada Müslüm Baba’nın filmi yapılınca kıymetini bilinmesinin (!)  geç kalınmışlığını konuşuyoruz.. “Birden gecem tutarsa Güneşi çevir bana”  betimlemesinde gece-güneş avucunuzda beliriveriyor sesiyle birlikte. Gecemiz hiç tutmasın ama olur da geceniz tutarsa Güneşi getirecek Limoncu Ali’leriniz, Muhterem Nur’larınız olsun yanı başınızda..

www.netyorum.net

İnstagram Hesabımız
Twitter Hesabımız
Facebook Sayfamız
Youtube Kanalımız
Pinterest Hesabımız
Yazbee Hesabımız

Yazarın Diğer Yazıları
30.05.2020 01:50
10.05.2020 04:47
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.