enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3619
EURO
17,5533
ALTIN
973,94
BIST
2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

BES Birikimlerinin Haczi Karmaşası Nasıl Çözülür?

22.03.2019 09:12
0
A+
A-

BES uzun ismi ile Bireysel Emeklilik Sistemi, ülkemiz için çok eski olmayan bir yatırım aracı. İlk olarak sosyal güvenlik reform çalışmaları başlatılması kapsamında 28 Mart 2001 tarihinde Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu çıkarıldı. Kanun, 7 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe girdi ve nihayetinde Bireysel Emeklilik Sistemi 27 Ekim 2003 tarihinde ilk emeklilik planlarının onaylanmasıyla […]

BES uzun ismi ile Bireysel Emeklilik Sistemi, ülkemiz için çok eski olmayan bir yatırım aracı. İlk olarak sosyal güvenlik reform çalışmaları başlatılması kapsamında 28 Mart 2001 tarihinde Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu çıkarıldı. Kanun, 7 Ekim 2001 tarihinde yürürlüğe girdi ve nihayetinde Bireysel Emeklilik Sistemi 27 Ekim 2003 tarihinde ilk emeklilik planlarının onaylanmasıyla birlikte ülkemizde fiilen başlamış oldu.

Bireysel Emeklilik Türk insanınca çok kabul gören bir sistem olmadı, beklenilen etkiyi yapamaması üzerine Devlet Katkısı adı ile bir çalışma düzenlendi. Bu çalışma kapsamında kişilerin yatırdığı birikimin %25 i kadar devlet katkısı BES birikimlerine ilave edildi. Ancak bu çalışmada yeterli gelmeyince 2017 yılından itibaren Otomatik Katılım Sistemi (OKS) devreye sokuldu. OKS kapsamında sigortalı çalışan işçilerin zorunlu olarak bireysel emeklilik sistemine girmesi şartı getirildi. Sistemden çıkılmaması halinde de 1.000,00 ₺ ek devlet katkısı verileceği bildirilerek BES sistemi ayakta tutulmaya çalışıldı.

Ülkemizde BES sisteminin tarihine kısaca değindikten sonra asıl konumuza gelebiliriz. Başlıkta soruduğumuz sorumuza gelirsek BES birikimleri haczedile bilirliği hususunda karmaşık bir durum söz konusu olduğu bilinen bir gerçek. Mevzuat BES birikimlerinin haczine belli şartlar çerçevesinde izin vermektedir.

Şöyle ki;

01.01.2016 tarihinde resmi gazete de yayınlanarak yürürlüğe giren

Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmeliğin fon paylarına ilişkin tedbirler başlıklı 26 maddesinde

(1) Katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz, rehin veya iflas tarihinde geçerli brüt asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarının üzerindeki tutar nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir, rehnedilebilir ve iflas masasına dahil edilebilir. Emekliliğe hak kazanan katılımcının bireysel emeklilik hesabındaki birikimi ile yaptırdığı yıllık gelir sigortası çerçevesinde kendisine maaş bağlanması veya programlı geri ödeme çerçevesinde düzenli ödeme yapılması halinde, bu şekildeki ödemelerin aylık ödemeye isabet eden miktarının aylık brüt asgari ücret tutarının üzerinde kalan kısmı nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir, rehnedilebilir, iflas masasına dahil edilebilir.

(2) Katılımcı olan borçlunun aynı şirkette veya farklı şirketlerde birden çok bireysel emeklilik hesabı olması halinde, haczedilemeyecek tutar, tüm hesaplardaki toplam tutar üzerinden hesaplanır.

(3) Haciz bildiriminin yapılması üzerine şirket katılımcının mevcut birikimi üzerinden ve bu maddede belirtilen hükümlere göre hesaplanan haczedilemeyecek kısım düşüldükten sonra bakiyeyi, alacağa karşılık gelen kısmına kadar olmak üzere, derhal öder.

(4) Birinci ve üçüncü fıkra uyarınca yapılan işlemler şirketçe emeklilik gözetim merkezine bildirilir. Emeklilik gözetim merkezi, bildirilen işlemleri katılımcı bazında kaydeder.

(5) İşveren grup emeklilik sözleşmesine bağlı olarak açılan bireysel emeklilik hesaplarına uygulanacak hacizlerde, emeklilik sözleşmesine hak kazanma süresi koşulunun konulmuş olması halinde, hak kazanma süresi sonunda katılımcının hak kazandığı birikim tutarı bu hesaplamaya dahil edilir.

(6) Bu maddede geçen hacze ilişkin hükümler rehin, iflas ve ihtiyati haciz durumunda da kıyasen uygulanır. Haciz uygulamasında, alacaklar ve üçüncü şahıslar elinde haczedilen mallara dair 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılır.

(7) Devlet katkısı ve getirileri haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez. 

denilmektedir. Kanun maddesini kısaca özetlemek gerekirse, katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz tarihindeki brüt asgari ücret miktarı çarpıldığında elde edilen rakam birikim tutarından fazla ise fazla olan kısım haczedilebilir, eğer birikim tutarı elde edilen rakamdan az ise haczedilemez.

Örneğin, 10 ay boyunca bireysel emeklilik sisteminde bulunan bir kişinin birikimlerinin haczedilebilmesi için 10 (Katılımcının sistemde bulunduğu ay sayısı) X 2.209 (2019 yılı brüt asgari ücret miktarı) =22.090 ₺ nin üzerinde bir birikimi olması gerekmektedir. Bu durumun da bir istisnası olduğunu belirtmek lazım, o da katılımcı ile ilgili yapılan haciz işleminin nafaka alacağından kaynaklanıyor olması halinde herhangi bir muafiyet söz konusu olmaksızın birikimlerin tamamı haczedilebilir.

BES sistemi ile ilgili haciz işlemleri İcra İflas Kanunu 89. Madde kapsamında yapılmaktadır. Bu çerçevede alacaklı tarafından katılımcının müşterisi olduğu emeklilik şirketine Haciz İhbarnamesi gönderilerek katılımcının birikimlerinin haczini talep edilmektedir.

Burada sistemin iki önemli açığı bulunmaktadır.

  • Bireysel Emeklilik Şirketleri BES fonlarının sahibi olmakla birlikte saklayıcı kuruluş olarak BES fonlarının saklanması işlemi İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. sorumluluğuna verilmiştir. Hiçbir emeklilik şirketi müşterisinin başka bir emeklilik şirketinde birikiminin olup olmadığı hususunu bilmemektedir. Katılımcı ile ilgili Haciz işleminde katılımcının haczedilemez tutarının belirlenebilmesi için tüm Emeklilik şirketlerindeki birikimi göz önüne alınarak hesaplanması gerektiği göz önüne alındığında bu durum sistemin bir açığı olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu durumun çözümü iki yolla mümkün olabilmektedir.

  1. yol Haciz İhbarnamelerinin Emeklilik Şirketleri yerine İstanbul Takas ve Saklama Bankası A.Ş. ye gönderilmesi tercih sebebi olmaktan çıkarılıp bir zorunluluk haline getirilir, böylece hesaplama yapılırken katılımcının sisteme giriş tarihi ve birikim tutarı net olarak belirlenerek hesaplama yapılabilir. (Mevcut durumda Takas Bank kendisine gelen haciz ihbarnamelerine fonların sahibi olmadığını ve saklayıcı kuruluş olduğunu belirterek itiraz etmekte, bu durumda alacaklı Emeklilik Şirketine başvurmaktadır.) Bu yol tercih edildiğinde dikkat edilmesi gereken husus Takas Bank’ın farklı şirketlerdeki birikimlerin haczini gerçekleştirirken şirketler arasında hakkaniyetli davranması olacaktır.
  • yol Bireysel emeklilik şirketlerinin, müşterisinin başka şirketlerde bulunan BES sözleşmelerinin başlangıç tarihini ve birikim tutarlarını görmesi olacaktır. Ancak bu durumun sakıncası birinci yolun sakıncasından daha fazla olacaktır. Şöyle ki; bu durumda müşterilerin ve bireysel emeklilik şirketlerinin kendi gizlilikleri ihlal edilmiş olacaktır.
  •  İ.İ.K 89. Maddesi doğmuş alacakların haczine imkan tanımaktadır. Bu bağlamda İ.İ.K 89 maddesine dayanılarak müstakbel alacakların haczi mümkün olmamaktadır. BES sistemi fonlarında bulunan birikim normal şartlar altında müşterinin doğmuş bir alacağıdır. Müşteri talep ettiği anda emeklilik şirketi müşterisinin fonlarını paraya çevirerek müşterisine iade etmek zorundadır. Herhangi bir şarta bağlı oluşması beklenen bir alacak değildir. Bu çerçeveden bakıldığında 89. Madde kapsamında değerlendirilmesi gereken bir alacaktır. Ancak BES mevzuatı ile bir istisna oluşturulmuş ve belli şartlar altında BES birikimlerine haciz muafiyeti uygulanmıştır. Buraya kadar her şey normal ancak BES’in amacı katılımcıyı 10 yıl sistemde tutmak ve 10 yıl sistemde tuttuğu katılımcı 56 yaşını da doldurmuşsa emekli etmek. Katılımcı bu şartları yerine getirmeden mevzuattan kaynaklanan yasal kesintilerin yapılması koşulu ile birikimlerini toplu olarak alarak sistemden ayrılma hakkına sahip.

Şöyle bir senaryo kuralım katılımcı ile ilgili emeklilik şirketine Haciz İhbarnamesi tebliğ edildi, emeklilik şirketi gerekli hesaplamaları yaptı ve birikimlerin haciz muafiyeti kapsamında olduğunu belirterek ihbarnameye itiraz etti. Sonrasında katılımcı emekli olma şartlarını yerine getirmeden sistemden ayrılma talebinde bulundu. Bu durumda katılımcıya sistemde olduğu için sağlanan imtiyazlar ve dahi devlet katkısı geri alınıyor. Böyle bir durumda katılımcı bireysel emeklilik sisteminin sağladığı faydalardan yararlanamamış olsa da haciz tehdidinden birikimlerini korumuş olması yanına kar kalmış oluyor. Kendisine sistemde kalması karşılığında sağlanmış olan hak bir nevi alacaklıyı mağdur etmiş oluyor. Emeklilik şirketi mevzuat gereği katılımcının çıkış talebini 21 gün içerisinde yerine getirmek zorunda. 21 günün sonunda fon satışından elde edilen parayı katılımcıya ödemesi İ.İ.K kanunu hükümlerine aykırı, Haciz İhbarnamesini göz önüne alıp İcra dosyasına ödemesi BES mevzuatına aykırı. Sistemin ikinci açığı olarak da bu durum karşımıza çıkıyor.

Bu açığın çözümü birinci sorunun çözümünden daha basit ve tek cümlelik bir değişiklik ile mümkün olabilecektir. Şöyle ki; Haciz muafiyetinin nafaka alacaklarını kapsamadığı kanun maddesinde açıkça belirtilmiş durumda, yine kanun maddesine “Katılımcıya sağlanan haciz muafiyeti, katılımcının sistemden emekli olarak çıkması halinde devam edecek olup, katılımcının erken çıkış talebinde bulunması durumunda fon satışından elde edilecek tutarın borç miktarına denk gelen kısmı alacaklıya ödenecektir.” İfadesi eklenmesi hem emeklilik şirketini hem alacaklıyı hem de katılımcıyı koruma altına alacaktır.

Bireysel emeklilik sisteminin ülkemizde hızla yaygınlaşması göz önüne alındığında bu karışıklığın bir an önce çözülmesi sistemin tüm tarafları için faydalı olacaktır.

Saygılarımla

Mustafa ŞAHİN

Yazarın Diğer Yazıları
30.05.2020 01:50
10.05.2020 04:47
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.