enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,3550
EURO
17,6267
ALTIN
972,98
BIST
2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

Annelik İçgüdüsü

10.04.2019 06:00
0
A+
A-

Özellikle Türk toplumunda sıkça duyduğumuz annelik içgüdüsü kavramına bir açıklık getirelim. Aslında annelik içgüdüsü diye bir şey yoktur desem? Buna çokça itiraz gelecektir eminim, o zaman söylemek istediğimi anlatmak için önce içgüdü ve güdü kavramlarını inceleyelim. Nedir Bu İçgüdü? Güdü: Organizmayı eyleme iten ve eylemi ortaya çıkaran içsel uyarım durumudur. İhtiyaçlar sonucunda ortaya çıkar. Her […]

Özellikle Türk toplumunda sıkça duyduğumuz annelik içgüdüsü kavramına bir açıklık getirelim. Aslında annelik içgüdüsü diye bir şey yoktur desem? Buna çokça itiraz gelecektir eminim, o zaman söylemek istediğimi anlatmak için önce içgüdü ve güdü kavramlarını inceleyelim.

Nedir Bu İçgüdü?

Güdü: Organizmayı eyleme iten ve eylemi ortaya çıkaran içsel uyarım durumudur. İhtiyaçlar sonucunda ortaya çıkar. Her güdüsel davranış eyleme geçmek zorunda değildir.

İçgüdü; hayvanlarda bulunan, türe özgü olan, sonradan öğrenilmeyen, tamamen içten gelen ve hayvanların hayatta karşılaştıkları durumların üstesinden gelebilmeleri için duruma uygun aniden ortaya çıkardıkları davranışlardır.

Çünkü hayvanlarda akıl yürütme, analiz etme, karar verme ve muhakeme yapma gibi beceriler yoktur. Bu nedenle içgüdüsel davranışlarla yaşamlarına devam ederler. Her hayvan türünün kendi türüne özel içgüdüsel davranışları vardır. Bu davranışlar zamana, mekâna ve duruma göre değişmez. Bir türe ait tüm canlılar aynı durumda aynı içgüdüsel davranışı sergilerler.

Örnek olarak su kaplumbağaları yumurtalarından çıkar çıkarmaz denize doğru yol alırlar. Bu davranış tipik bir içgüdüsel davranış örneğidir. İnsanlar güdüleriyle hareket ederler. İnsanların akıl yürütme, analiz yapma, karar verme, duruma ve zamana uygun davranma yeteneği vardır. Güdüsel olarak bir davranışı yapmak istese bile yapmamayı tercih edebilir. Bunun dışında her insanın yetiştiği çevre koşulları farklılık gösterdiği için olaylara ya da sorunlara yaklaşımları da farklılık gösterecektir.

Sonuç olarak eğer annelik içgüdüsel bir davranış olsaydı öncelikle dünya üzerindeki tüm kadınların anne olma zorunluluğu ortaya çıkardı. Ayrıca yine dünya üzerindeki tüm anneler çocuklarına aynı şekilde davranırdı. Oysaki bir kadının anne olup olmama konusunda karar verme hakkı var. Yani her kadın anne olmak zorunda değil. Bunun dışında anne olmaya karar vermiş ancak sonrasında çocuğuna işkence eden, sokağa bırakan hatta çöpe atan anneler de var. Tüm bunları değerlendirdiğimizde de anneliğin bir içgüdü olmadığının açık bir şekilde ortaya çıktığını görüyoruz.

ANNE İLE BABA ARASINDA FARK YOK MU?

Anneliğin içgüdüsel olmadığı ile ilgili yaptığımız açıklamalardan sonra akıllara gelenleri tahmin edebiliyorum. Anne ile baba aynı şeyi hissedebilir mi? Bir baba, anne gibi olabilir mi? Ama anneler her şeyi hisseder.

Çocuğunun bir yerine bir şey olsa annenin yüreği cız eder. Tüm bunlar haklı sorular ve haklı düşünceler. Tabi ki anne ve baba arasında bir fark var. Ancak bir anne ve babanın ebeveyn olarak farkı, annenin hamile kalmasından başlayarak sütten tamamen kesene kadar geçen süre olarak karşımıza çıkacaktır.

Bahsettiğimiz bu dönemde annenin vücudunda salgılanan bazı hormonlar güdüsel olarak kadını anneliğe hazırlar. Ayrıca emzirme döneminde bebek ile anne arasında tarifsiz bir bağ oluşur. Bu bağ anneyi bebeğe yaklaştırırken bebeğin ise içine doğduğu dünyaya duyacağı güven duygusunun temelini oluşturur. Tüm bunlar baba ve anne arasında fark oluşmasına sebep olur.

SOSYAL ÖĞRENME SONUCU OLARAK ANNE BABA FARKI

Biz insanlar hayatta üzerimize yüklenen misyonlar ile büyürüz. Bu misyonların oluşmasına sebep olan asıl şey ise cinsiyettir. Kız çocukları yetişirken kendi annesinden ve toplumun genel görüşünden annelik kavramını öğrenir. Büyüyecek, evlenecek, anne olacaktır ve en güzel şekilde yavrusuna bakacaktır.

Erkek çocukları ise büyüyecek, meslek edinecek, evlenecek, çocuk sahibi olup ailesinin geçimini sağlayacaktır. Bu sıraladığımız durumlarda anne ile çocuk ve baba ile çocuk arasındaki farklılıkları oluşturur. Ancak bazen durumlar tersine döner ve bir baba çocuğunun tüm bakımıyla ilgilenmek zorunda kalabilir ama görürüz ki aslında bir kadının hissedebildiği her şeyi bir erkekte hissedebilir.

Bu durum tamamen çocuk ve ebeveynin ne yoğunlukta etkileşim içinde olduğu ile alakalıdır. Keşke tüm erkek ve kadınlarda anne/babalık içgüdüsel bir davranış olsaydı da canımızı acıtan durumlara karşılaşmasaydık. Tüm anne ve babaların üstlendikleri bu önemli görevleri hakkıyla yerine getirmeleri dileğiyle.

Duygu BERGİL

Yazarın Diğer Yazıları
20.06.2020 14:08
20.06.2020 13:54
14.06.2020 13:41
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.